Esin Ertan ile bir yıl önce İtalya’da tanıştım. Koleksiyonlarını, projelerini görme imkanım oldu, her bir parça ayrı güzeldi. Esin Ertan moda evinin kapılarını açtı. Eşsiz Osmanlı tarzıyla gelinlik, kına kıyafetleri ve abiye tasarımlarıyla sizlere hitap ediyor. El işçiliğinin ön planda olduğu tasarımlarını  sizlerde moda evini ziyaret ederek seçiminizi ‘Esin Ertan’dan yapabilirsiniz.

 

Gizem ERGÜNDEN

 

Esin Ertan Moda Evi

Bebek Mahallesi İnşirah Sokak 26/3 Bebek- İstanbul

0212 263 71 70

info@esinertan.com   

 

ESİN ERTAN KİMDİR?

2008 yılında İstanbul Üniversitesinde lisans öğrenimini tamamladıktan sonra, Londra’ya master için gitti. London Metropolitan Üniveriste’sinde master yaparken Esin Ertan markasının temellerini atmaya başladı. Okul bittikten sonra, bir süre Londra’da kalarak konsept mağazalar ile tasarımcı olarak çalıştı.
Londra’daki çalışmalarından sonra, 2010 yılında İtalya’nın en saygın moda okullarından Lorenzo De’Medici’de de burslu profesyonel moda tasarımı eğitimi aldı. Bu sürede kendi markası için çalışmalarına İtalya’ da devam etti.
İtalya’da bulunduğu süre içerisinde, Osmanlı motifli koleksiyonlar hazırladı ve koleksiyonları uluslararası defilelerde yer aldı. İlkbahar/Yaz için hazırladığı koleksiyonu ile defile sonunda birincilik ödülü alan Esin Ertan, Osmanlı Modacısı olarak Avrupa basınında da yer aldı.
İtalya’daki eğitimini okul birincisi olarak tamamladıktan sonra Londra’ya dönen Esin Ertan İngiltere’nin saygın firmalarından TED BAKER London adlı uluslararası hazır giyim firmasında Kadın Giyimi Tasarımı bölümünde staj yaptı.
Premier Vision PARİS’ te, Londra’daki Mirjam Rouden tasarım atölyesinde yaptığı Osmanlı’nın Gölgesi (Shadow of Ottomans) isimli tekstil tasarımları Paris’te sergilendi ve büyük ilgi gördü.
Bunların yani sıra katıldığı çeşitli organizasyonlarda birçok farklı ödül kazandı. Bunlardan bir tanesi de Uluslararası Triathlon kapak ve poster tasarım yarışmasındaki birincilik ödülüdür.
Tasarımlarında Osmanlı tarz ve desenlerini modern çizgiler ile bütünleştiren modacı Esin Ertan, gelinlik, kına kıyafetleri ve abiye tasarımları ile bayanların hayallerini süsleyen bir kıyafetten öte olan prenses elbiselerine imzasını atıyor.

ESİN ERTAN’LA SÖYLEŞİ

1-Moda, birçok kişiye göre farklı tanımlara sahip bir kavram. Siz bu kavramı nasıl tanımlarsınız?

Bana röportajlarımda en çok sorulan soruyu sizde sordunuz : Moda nedir? Çok kısa bir şekilde Moda’yı tanımlayacak olursak: Toplumda bir zaman dilimi içerisinde ön plana çıkan giyim tarzlarını ifade eder  ama bu  sadece giyim değildir, genel toplumsal davranışlar, sanat, mimari, edebiyat ve yemek gibi bir çok konuyu da içine alan ve bir süre etkin ve yaygın  olan toplumsal beğeniyi ifade etmek için kullanılır.  Yani Moda bir çok alandaki değişen ve yükselen tercih eğilimlerinin isimlendirilmesidir. Moda sözcüğünün anlam olarak daha çok popular giyim tarzını ifade etmesinin ana nedeni ise hazır giyim sektörünün büyük reklamları ve yatırımlarıdır.

2-Uluslararasi  bir modacısınız. Yurtdışına açılma süreci sizin için zor oldu mu?

Ben esasında okul bitince Londra’da birkaç firmada tasarımcı olarak çalışarak tecrübe edinmek istedim  ama Londra’daki öğrenciliğim esnasında Arap dünyasından okul arkadaşlarıma bir kaç tasarım yaptım bir müddet sonra talep  o kadar çok oldu ki, bir anda kendimi Londra’da   atölye sahibi olarak buldum.  Katar’dan Abu Dabi’den beni arayarak randevu isteyenler oluştu. Bu sure zarfında ailem beni Londra’da yalnız bırakmayarak çok büyük destek oldu.

3-Moda doğası gereği çabuk tüketilen, eskitilen bir şey. Ama diğer taraftan da yıllar önce moda olan bir şey yıllar sonra tekrar moda olabiliyor bu durumu neyle ilişkilendiriyorsunuz?

Her şey gibi modanın da bir yaşam döngüsü var bence. Modanın yaşam döngüsü ise  4 aşamadan oluşuyor. Giriş, yükseliş, zirve ve düşüş. Giriş aşamasında yeni bir moda insanlara tanıştırılıyor. Moda defileleri, dergi, gazete, televizyon gibi unsurlarla reklamlar yapılıyor ve tanıtımlarla insanların algısına yani bilinçaltına mesaj veriyor, reklam şirketleri. Yükseliş sürecinde lanse edilen görünüş, yaygınlaşıyor. Zirveye ulaştığında ise en popüler dönemlerini yaşıyor. Ardından yavaş yavaş eskime sürecine giriyor ve demode olmaya başlıyor. Ve eskime başlıyor. Bu dönge sürekli kendini tekrarlıyor ve bu şekilde yıllar önce moda olan bir şey tekrar moda olabiliyor.

Moda sürekli bir değişim ve döngü  içerisinde olduğundan, bir önceki yıl severek aldığımız kıyafeti, bir sonraki yıl beğenmiyor ve vitrinlerde de göremeyebiliyoruz. Benim bayanlara  önerim ise; eski kıyafetlerinizi yenileriyle kombinleyerek, günümüz çizgilerine kolayca uyum sağlanması.

4-Biraz da sizin konseptinizi sormak isterim . Koleksiyonlarınızın ana teması nedir?

Ben Haute Couture elbiseler tasarlıyorum. Haute Couture ne demek, kısaca açıklamak gerekirse;  Haute Couture, modanın en üst düzeyi yerine kullanılan Fransızca bir terimden geliyor. Couture kelimesinin sözlük anlamı elbise dikmek, dikiş veya iğne ile işlemek anlamına gelmektedir. Haute ise yüce, muhteşem,  şık ve zarif demektir. İki kelimenin kombinasyonu ise giysi modasında mükemmel bir sanatçılığı ifade ediyor. Haute Couture olarak hazırlanmış bir giysi aldığınızda bu giysinin en üst düzeyde yani iyi işlik, bedene tam oturan kulp ve  şık kumaşlarla bezenerek tamamlanmıştır. Bu metotlarla hazırlanan bir giysinin el işçiliği süreci bir takım elbisede 30 ile 50 saate kadar çıkabilmektedir. Ben tasarımlarımda taşlarımı genellikle swarovski ile beziyorum. Haute Couture giysiler benzersizdir ve  modası kolay kolay geçmez.  Meşakkatli bir süreç tabiki, Ama ben bir Haute Couture sevdalısıyım. Zaten benim mesleğim aşk duyulmadan yapılacak bir meslek değil.

Benim tarzımın, konseptimin ana temasını  Osmanlı  oluşturuyor.  O kadar büyük bir medeniyete sahibiz ki kelimeler ile anlatılmaz; Örneğin  18. yüzyıl Fransa’sında, Fransa Kralı  Meşhur XV. Louis ’in esi Madam Pompadour, Louvre Sarayı’nın bir odasını “Türk odası” olarak düzenler ve bu odaya “ala Turca” yani “Türk tarzı veya Türk usûlü” adını verir. Bu odanın en önemli özelliği saray hanımlarının Türk kadınları gibi giyinmesi, zarafet dili olarak Türkçe’nin konuşulması, içecek olarak da Türk kahvesinin içilmesidir. Türkçe’ de kullanılan “alaturka” sözcüğü de Fransızca’ da bu dönemde ortaya çıkmış olan bu tanımlamadan dilimize geçmiştir. Medeniyetin büyüklüğüne bakar mısınız modanın kalbi ve beyni olan Paris’ de Osmanlı kadının zarafeti ve asaleti taklit edilmeye çalışılıyor. Dışarlarda hiçbir şey aramaya gerek yok, aradığımız her şey bizim ruhumuzda, tarihimizde, kültürümüzde…

5-2013 yaz modasını belirleyen temel unsur nedir? Hangi renkler ön planda?

Bu sezon yine çiçek desenler, sade siluetler ve güçlü renkler fuşya, gece mavisi gibi renkler 2013’ un yaz modasını belirleyen unsurlar ve tabiki  bu canlı renklerle ışıltıyı birleştirmek. Onunda yanında pastel tonlarda ön plana çıkıyor bu sezon. Renk olarak abiyelerde  bordo, zümrüt yeşili, hardal, her zaman popülerliğini ve asaletini koruyan renklerdir bunların baş tacı ise kırmızıdır. Bunun yanı sıra pastel tonlarda pudra ve uçuk pembe naif ama güçlü bir duruş vaat ediyor. Bunun yanında su yeşili, ekru, açık mavi bu yaz çok kullanılacak renklerden.

 

6-Sizce moda herkes için mi geçerli olmalı yoksa kişi kendine göre düzenlemeler yaptığında sizin oluşturduğunuz konseptten  uzaklaşıyor olması size rahatsızlık verebilir mi?

Öncelikle yapılan ilk hata moda olan her şey herkese yakışmaz. Hem renk olarak, hem kalıp olarak, hem de model olarak. Modaya tamamen uymak zorunluluğumuz da yok. Onun yerine modadan esinlenebileceğini bilmek  lazım. Bunun için de önemli olan kendimizi iyi analiz etmektir, vücut yapımız nasıl uzun boylu muyuz kısa boylu muyuz kilolu muyuz, zayıf mıyız. Böylece bizlere ne tür kıyafetler yakışır ve sik durur ilk ve en önemli adim budur sik olmak için.  Kısacası  öncelikle kendimizi tanıyalım, analiz edelim.. Ve modadan ona göre yararlanmamız gerektiğini bilelim..

Ben müşterilerime, önce kendisine gidebilecek tasarımlarımı öneriyorum, analizini yapıyorum.  İçlerinden beğendiklerini bazı küçük değişikliklerle vücut yapılarına ve stillerine göre yorumlayıp  ve tenine gidecek renk analizimi yaptıktan sonra tekrardan çizimini yanlarında yapıp beraber sonuca ulaşıyoruz ve tasarımımıza karar vermiş oluyoruz. Bazı modellerde ise sadece renk değişikliği de yaptığımız oluyor. Bazılarında ise tasarımımın, renk- kalıp- model olarak müşterime direk uyuyor.

7-Markalaşma’dan bahsedelim biraz da sizce gerekli mi?

Moda markası oluşturmak karmaşık, bir o kadar da büyüleyici bir iştir. Modada Marka Olmak sıradan bir “giysinin” nasıl olup da, adeta gizemli güçlere sahip bir nesneye dönüştüğünü göstermektedir. İnsanların sizin tasarımlarınızın ötesine geçen ismi satın almalarıdır. Bu aşamaya gelmek yorucu  ve zorlu bir sürektir. Ama tabiki sınırların ötesine geçmek istiyorsanız bu şarttır  ve gereklidir.

Terzi olmak ile tasarımcı olmak nasıl çok farklı kavramlarsa markalaşmada modanın farklı bir sürecidir. Terziliği belki bir atölyede öğrenebilirsiniz ama tasarımcı olmak gezerek görerek farklı dünyaları görerek gelişen bir şey. Markalaşma da bu tasarım vizyonuyla desteklenen bir tür pazarlamadır da diyebiliriz.

 

ESİNNNNNNN ESİN ERTANNNN esin ertan pembe elbise ESİN ERTAN CİNDERALLA

 

 

 

 

Bir yorum yazın.


DEFİLELER